<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rdf:RDF xmlns="http://purl.org/rss/1.0/" xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
<channel rdf:about="http://acikerisim.akdeniz.edu.tr/xmlui/handle/123456789/17">
<title>Sağlık Bilimleri Enstitüsü</title>
<link>http://acikerisim.akdeniz.edu.tr/xmlui/handle/123456789/17</link>
<description/>
<items>
<rdf:Seq>
<rdf:li rdf:resource="http://acikerisim.akdeniz.edu.tr/xmlui/handle/123456789/6715"/>
<rdf:li rdf:resource="http://acikerisim.akdeniz.edu.tr/xmlui/handle/123456789/6714"/>
<rdf:li rdf:resource="http://acikerisim.akdeniz.edu.tr/xmlui/handle/123456789/6713"/>
<rdf:li rdf:resource="http://acikerisim.akdeniz.edu.tr/xmlui/handle/123456789/6712"/>
</rdf:Seq>
</items>
<dc:date>2026-04-04T04:14:21Z</dc:date>
</channel>
<item rdf:about="http://acikerisim.akdeniz.edu.tr/xmlui/handle/123456789/6715">
<title>Ameliyathane çalışanlarının örgütsel stres düzeyleri ile hasta güvenlik tutumları arasındaki ilişkinin belirlenmesi</title>
<link>http://acikerisim.akdeniz.edu.tr/xmlui/handle/123456789/6715</link>
<description>Ameliyathane çalışanlarının örgütsel stres düzeyleri ile hasta güvenlik tutumları arasındaki ilişkinin belirlenmesi
Akgül, Gözde Yalçın
Bu çalışma ameliyathane çalışanlarının örgütsel stres düzeyleri ile hasta güvenlik tutumları arasındaki ilişkinin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Yöntem: Tanımlayıcı ve ilişki arayıcı araştırma metodu kullanılarak yapılan çalışmanın örneklemini, 3 ay ve üzerinde ameliyathane ortamında çalışan ve çalışmaya katılmayı kabul eden 164 kişi (38 cerrah, 32 anestezist, 46 hemşire, 48 anestezi teknikeri/ameliyathane yardımcı personeli) oluşturmuştur. Araştırmanın verileri "Birey Tanılama Formu", "Örgütsel Stres Ölçeği" ve "Güvenlik Tutumları Ölçeği (GTÖ)-Ameliyathane Versiyonu" ile toplanmıştır. Bulgular: Ameliyathane çalışanlarında örgütsel strese neden olan en önemli faktör maddi olanaklar ile ilgili stres kaynakları (x̄=4.17), hasta güvenlik tutumlarını etkileyen en önemli faktör ise ekip işbirliği (x̄=65.05) olarak belirlendi. Ameliyathane çalışanlarının çalışma pozisyonlarına göre, cerrahlarda yapılan işin özelliği ve yönetici ile ilgili stres kaynakları; hemşirelerde maddi olanaklarla ilgili stres kaynakları alt boyut puan ortalamasının; anestezi teknikeri/ameliyathane yardımcı personelinde "GTÖ-Ameliyathane Versiyonu" toplam puan ve alt boyutlarından yönetimle ilgili düşünceler, çalışma koşulları, stres düzeyinin belirlenmesi puan ortalamalarının daha yüksek olduğu saptandı (p&lt;0.001). "Örgütsel Stres Ölçeği" ile "GTÖ-Ameliyathane Versiyonu" arasında istatistiksel olarak anlamlı, negatif yönlü, zayıf bir korelasyon saptandı (r=-0.455, p&lt;0.001). Sonuç: Bu çalışmada, ameliyathane çalışanlarının örgütsel stres düzeylerinin artması ile, hasta güvenlik tutumlarının olumsuz yönde etkilendiği saptandı. Ameliyathane çalışanlarının hasta güvenlik tutumlarının arttırılması için, örgütsel stresi azaltan çalışma ortamlarının oluşturulması önerilmektedir.
</description>
<dc:date>2020-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item rdf:about="http://acikerisim.akdeniz.edu.tr/xmlui/handle/123456789/6714">
<title>Gebelerin depresyon belirtileri ile sağlık uygulamaları davranışları arasındaki ilişki</title>
<link>http://acikerisim.akdeniz.edu.tr/xmlui/handle/123456789/6714</link>
<description>Gebelerin depresyon belirtileri ile sağlık uygulamaları davranışları arasındaki ilişki
Mir, Sati Koldaş
Bu araştırma gebelerin depresyon belirtileri ile sağlık uygulamaları davranışları arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla yapılmıştır. Materyal ve Metot: İlişkisel desendeki araştırmanın örneklem grubu Temmuz 2018 ve Aralık 2020 tarihleri arasında Güneş Aile Sağlığı Merkezi ve Necip Fazıl Kısakürek Aile Sağlığı Merkezi'ne kayıtlı 250 gebeden oluşmuştur. Araştırma kapsamına Türkçe okuma yazma bilen, ilaç kullanımını gerektiren bir psikiyatrik hastalığı olmayan, gebeliği komplikasyonsuz devam eden ve sağlıklı bir fetüse sahip olan gebeler alınmıştır. Araştırma verileri "Tanıtıcı Bilgi Formu", "Edinburg Depresyon Ölçeği (EDÖ)" ve "Gebelikte Sağlık Uygulamaları Ölçeği" (GSUÖ) ile toplanmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde; bağımsız t-testi, tek yönlü varyans analizi (tek yönlü ANOVA), pearson momentler çarpımı korelasyon analizi, regresyon analizi kullanılmıştır. Bulgular: Gebelerin yaş ortalaması 28.10±5.09 , %26'sı ilköğretim mezunudur, %75.6'sı çalışmamaktadır, %76.4'sinin gebeliği planlıdır. Gebelerin EDÖ toplam puan ortalamasının 7.40±5.02 ve GSUÖ toplam puan ortalamasının 127.08±12.97 olduğu belirlenmiştir. Yaş ile EDÖ toplam puanı arasında negatif yönlü ve gebenin eğitim durumu, çalışma durumu, eşin eğitim durumu, gelir durumu ve sosyal destek ile GSUÖ toplam puanı arasında pozitif yönlü bir ilişki vardır (p&lt;0.05). Yaş ile GSUÖ toplam puanı arasında anlamlı bir ilişki yoktur (p&gt;0.05). Hane halkı sayısı ile GSUÖ toplam puanı arasında negatif yönlü bir ilişki vardır (p&lt;0.05). Gebelik haftası (trimester) ve gebeliğin istenme/planlanma durumu ile hem EDÖ hem de GSUÖ toplam puanları arasında anlamlı bir ilişki yoktur (p&gt;0.05). GSUÖ toplam puanı ile EDÖ toplam puanı arasında istatistiksel olarak anlamlı, negatif yönlü ve düşük düzeyli ilişki vardır (p&lt;0.05). Sonuç: Gebelerin sağlık uygulamalarının gebelik depresyon belirtilerini azaltmada etkili olduğu bulunmuştur. Çalışma sonucunda gebelikte sağlık uygulamalarına verilen önemin arttırılmasının gebelik sürecinde depresyon belirtisi gösteren gebelerin erken dönemde tespit edilmesinde önemli olduğu söylenebilir.
</description>
<dc:date>2021-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item rdf:about="http://acikerisim.akdeniz.edu.tr/xmlui/handle/123456789/6713">
<title>Türkiye'deki ameliyathane hemşirelerinin robotik cerrahi deneyimlerinin ve bireysel yenilikçilik özelliklerinin incelenmesi</title>
<link>http://acikerisim.akdeniz.edu.tr/xmlui/handle/123456789/6713</link>
<description>Türkiye'deki ameliyathane hemşirelerinin robotik cerrahi deneyimlerinin ve bireysel yenilikçilik özelliklerinin incelenmesi
Porto, Cindy Silveira Thomas
Bu araştırma robotik cerrahi uygulanan kurumlardaki ameliyathane hemşirelerinin robotik cerrahiye ilişkin deneyimlerini ve bireysel yenilikçilik özelliklerini belirlemek amacıyla planlanmıştır. Yöntem: Araştırma tanımlayıcı bir çalışmadır. Araştırmada etik kurul, kurum izni ve yazılı onam alınmıştır. Türkiye'deki robotik cerrahi uygulanan ve izin alınan 12 kurumda çalışan gönüllü 115 ameliyathane hemşiresi örnekleme dahil edilmiştir. Veriler, Hemşirelerin Demografik Özellikleri ve Robotik Cerrahi Değerlendirme Formu ile Bireysel Yenilikçilik Ölçeği kullanılarak toplanmış, uygun istatistiksel analiz yöntemleriyle bilgisayar ortamında değerlendirilmiştir. Bulgular: Ameliyathane hemşirelerinin robotik cerrahiye ilişkin düşüncelerinin olumlu olduğu; %66,1'inin Türkiye'deki uygulanma alanlarına ilişkin görüş bildirdiği, en çok belirtilen alanın üroloji olduğu, %36,5'inin robotik cerrahi salonlarındaki hemşirenin rolünü daha kolay/konforlu olarak değerlendirdiği bulunmuştur. Robotik ekibe dahil olmadan önce hemşirelerin sadece %35,8'inin eğitim aldığı, %55,2'sinin bireysel olarak bilgi aradığı saptanmıştır. Robotik cerrahi deneyimi olan ameliyathane hemşirelerinin Bireysel Yenilikçilik Ölçeği puan ortalaması (X=66,45) ile deneyimi olmayanların puan ortalaması (X=61,38) arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlıdır (p&lt;0.001). Eğitim almış hemşirelerin %85'inden fazlasının 3 ay veya daha kısa sürede robotik cerrahiye uyum sağladığı; daha yüksek bireysel yenilikçilik düzeylerine sahip olanların anlamlı farkla (p&lt;0.05) çok daha kısa sürede uyumlandığı saptanmıştır. Ayrıca robotik cerrahi salonunda çalışma deneyimine ilişkin kolaylaştırıcı faktör olarak eğitim alma, ekip çalışması, cerrahi prosedürü izleme, pratik yapma deneyimi; engelleyici faktör olarak ise yetersiz eğitim ve teknik sorunlar bildirilmiştir. Sonuç: Araştırma sonuçlarına göre ameliyathane hemşireleri robotik cerrahi hakkında olumlu görüşe sahiptir, robotik cerrahi deneyimi olanların bireysel yenilikçilik düzeyleri daha yüksektir ve eğitim almış hemşireler robotik cerrahiye anlamlı farkla daha uyum sağlamıştır.
</description>
<dc:date>2020-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item rdf:about="http://acikerisim.akdeniz.edu.tr/xmlui/handle/123456789/6712">
<title>Prenatal kayıp deneyiminde umudun anlamı: nitel bir çalışma</title>
<link>http://acikerisim.akdeniz.edu.tr/xmlui/handle/123456789/6712</link>
<description>Prenatal kayıp deneyiminde umudun anlamı: nitel bir çalışma
Özçetin, Elif
Araştırmanın amacı, prenatal kayıp yaşayan kadınların kayba ilişkin duygu, düşünce ve deneyimleri ile umuda yükledikleri anlamı derinlemesine görüşmeler ve çizim yöntemiyle incelemektir. Yöntem: Bu araştırmanın tasarımında tanımlayıcı fenomenolojik tasarım benimsenmiştir. Araştırmanın örneklemini, planlı ve istenen gebelik sonrası ilk kez prenatal kayıp yaşamış, 17 kadın oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri, Temmuz 2017-Ocak 2019 tarihleri arasında, bireysel derinlemesine görüşmelerle, kişisel bilgi ile yarı yapılandırılmış görüşme formu, gözlem notları çizim rehberi kullanılarak toplanmıştır. Veriler Braun ve Clarke'ın tematik analiz yöntemiyle analiz edilmiştir. Bu araştırmanın raporlanmasında, Kalitatif Araştırma Raporlama Konsolide Kriterleri rehber olarak kullanılmıştır. Bulgular: Yapılan görüşmelerin analizinden altı tema ve 19 alt tema ve kadınların prenatal kayıpta umuda yükledikleri anlama yönelik toplam 17 çizim elde edilmiştir. Güzel bir başlangıç: Gebelik ana temasının "gebelik eşittir annelik", "mucizeyi yaşamak" ve "sorumluluk duymak" alt temaları bulunmaktadır. Travmatik gebelik ve doğum deneyimi temasına yönelik olarak; "korkulu bekleyiş", "bitsin artık" ve "ölü doğum yapma" alt temaları bulunmuştur. Kaçınılmaz sonu karşılama temasının, "içimdeki fırtınalar", "hayal kırıklığı", "yalnız kalma isteği", ve "acıyı yaşayamama" ve "tekrar yaşama korkusu" olmak üzere beş alt teması bulunmaktadır. Süreçte diğerleri temasına yönelik olarak; "eşin tanıklığı", "çocukların üzüntüsü", "ailede kayıp" alt temaları bulunmuştur. Mecburi veda temasına yönelik olarak; uncomplate alt temaları bulunmuştur. Son tema olan "umudun resmi"nde"umudu yaşama", "umut ve umutsuzluğu birlikte yaşama" ve "umut yolunda" alt temaları belirlenmiştir. Sonuç: Bu araştırmayla ülkemizde ilk defa prenatal kayıp yaşayan kadınlarla umudun anlamına ilişkin deneyimler incelemiştir. Prenatal kayıp, geleceğin yitimi, bebekle ilgili ümitlerin, hayallerin kaybı, aynı zamanda anne olma umudunun kaybı olarak yaşanmıştır. Kadınların umudu ve umutsuzluğu farklı düzeylerde yaşadığı görülmüştür.
</description>
<dc:date>2020-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
</rdf:RDF>
