dc.description.abstract |
Ulusal düzeyde rekabet gücü, bir ülkenin uluslararası piyasalarda rekabet edebilir mal ve hizmetler üretebilme, eş anlı olarak reel gelir artışı sağlama ve refah seviyesini arttırma kabiliyeti olarak tanımlanmaktadır. Ülkenin, üretimde etkinliği sağlayarak uluslararası düzeyde rekabet edebilir durumda olması, refah ve istihdam artışı için ön koşul niteliğindedir. Etkin bir kurumsal yapının varlığı, teknoloji odaklı dönüşümün gerçekleştirilmesi, nitelikli işgücü oluşumunu sağlayarak yetkinliğin arttırılması, gerekli altyapı desteklerinin sağlanması uluslararası arenada diğer ülkelere göre öne çıkabilmek için gerekli unsurlardır. Bu tez çalışmasının amacı, ulusal düzeyde rekabet gücünün fiyat-maliyet dışı yapısal unsurlarını ve sanayi politikası ile ilişkisini değerlendirerek, yapısal dönüşümün ne şekilde gerçekleştirileceğine ilişkin çıkarımlarda bulunmaktır. Bu bağlamda seçili ülkelerin ve endüstrilerin rekabet güçlerinin ele alınan dönemde ne şekilde değiştiği GCI, CIP ve RCA endeksleri ile incelenmiştir. Yapısal unsurların makro düzeyde rekabet gücü üzerindeki etkisi ve bu etkilerin endüstri düzeyinde değişiklik gösterip göstermediği, 24 ülkeye ait 2000-2015 yılları verileri kullanılarak panel veri analizi ile araştırılmıştır. Elde edilen bulgular kurumsal çerçevedeki iyileşme, inovasyon ve sermaye birikiminin imalat sanayi rekabetçiliğini arttırdığını göstermektedir. Endüstri düzeyinde yapılan incelemenin sonuçları ise yapısal belirleyicilerin etkisinin endüstrilere ve teknoloji düzeyine göre farklılaştığını göstermektedir. Güney Kore ve Çin gibi ülkelerin rekabet gücünde gerçekleşen artışın bu ülkeler tarafından uygulanan sanayi politikaları ile açıklanabileceği anlaşılmaktadır. Bu bağlamda, rekabet avantajı elde edebilmek için sanayi politikası vasıtasıyla yetkinlik inşasının gerçekleştirilmesi, kurumsal çevrenin güçlendirilmesi ve inovasyon ekosisteminin oluşturulması gerekmektedir. |
en_US |